Saba Tümer’in Konuğu Ivana Sert

maviruj ivana sert Saba Tümerin Konuğu Ivana Sert

CNN TÜRK’te Saba Tümer’le Bu Gece programına konuk olan İkoncan Ivana Sert, moda tasarımcılığından özel hayatına, bilinmeyenleri Saba Tümer’e anlattı.

Saba Tümer: Senin mağaza yüzünden Nişantaşı-Taksim dolmuşlarının yeri değişmiş doğru mu? Öyle bir haber çıktı yani.

İvana Sert: Değiştirildi tabi ama benimle ilgisi yok. Zaten o plandaydı.

S.T: Seninle ilgisi yok mu yani?

İ.S: Yok. Ben zaten orada yerimi aldım. Aslında ben bu kadar ayıp değilim. Yani yapamam oradan bir sürü insan dolmuşa biniyor sonuçta.

S.T: Senin isteğin üzerine değişmedi. Zaten değişecekti yani?

İ.S: Değişecekti tabi ki benle alakası yok.

Saba Tümer: Türkçe’yi ne kadar zamanda öğrendin?

İvana Sert: Öğrendim mi?

S.T: Öğrenmişsin tabii. Baya güzel anlatıyorsun?

İ.S: Sekiz sene oldu.

S.T: Gayet iyi. Hiç bilmiyordun daha önceden değil mi?

İ.S: Hiç bilmiyordum. Ama sürekli burada olduğum için öğrendim ve İngilizce’yi de çok az insan biliyor Türkiye’de. Açık söylüyorum çok az insan biliyor. O kadar eğitimli, kültürlü insanlar var ama İngilizce bilmiyorlar. Bende öğrenmek zorundaydım. Türkçe zor bir dil. Ama güzel bir dil.

S.T: Çocuğunla ne dil konuşuyorsun?

İ.S: Ben Sırpça konuşuyorum. Eşim Türkçe konuşuyor. Bir dadı var o da İngilizce konuşuyor. Şu anda Ateş üç tane dil konuşuyor.

S.T: Peki o konuşacağı zaman ne dilde konuşuyor?

İ.S: Şaşırıyor. Burası İngilizce, burası Türkçe, burası Sırpça… Ama okulda da Türkçe konuştuğu için en iyisi Türkçe. Sonra İngilizce. Sırpça’yı da çok iyi biliyor.

Saba Tümer: Şu anda gelen bir mesajı soracağım İvana. Yani ben böyle bir şey bilmiyordum ama varsa kaçırmışsam benim izleyicilerim takipçidirler. Muhteşem Yüzyıl adlı dizide Hürrem karakterini oynamak için size teklif geldiği doğru mu?
İvana Sert: Yok hayır gelmedi.

S.T: Böyle bir haber mi çıktı? Ya da bizim izleyicimiz mi attı. Bende yedim ve sordum.

İ.S: Bilmiyorum ama çok beğendim o diziyi.

S.T: Peki teklif gelseydi oynar mıydın?

İ.S: Belki oynayabilirdim böyle bir şey. Güzel yani, çok güzel. İlk defa Türk dizisini beğendim.

S.T: İlk defa mı dizi izliyorsun?

İ.S: Yok hayır yani ilk defa Türkiye’de izlediğim bir diziyi beğendim.

S.T: Anladım. İlk defa Türkiye de izlediğin bir diziyi gerçekten beğendin.

Saba Tümer: Bir izleyicimizden soru var. Bu kadar güzel olmak sorun oluyor mu? Böyle mini elbiseyle sokağa çıkabiliyor mu? Çünkü bacakları, vücudu çok seksi. Çok dikkat çekiyor mu?

İvana Sert: Teşekkürler. Aslında ben sokakta yürümüyorum. Şoförüm arabayı kullanıyor öyle geziyorum. Mini etekle de sokakta beni göremezsiniz kesinlikle. Sadece davetlerde… Zaten sokakta bu şekilde dolaşmak tehlikeli.

S.T: Peki sokakta günlük kıyafetin nasıl?

İ.S: Jean veya eşofman giyiyorum. Zaten Türkiye’de sokakta mini etekli bir kadın geziyorsa onun için çok zor yani.

S.T: Laf mı atıyorlar?

İ.S: Tabi laf atıyorlar atabilirler yani. Birde trafikte ceza olabilir.

S.T: Nasıl yani?

İ.S: Yani insanlar şaşırıyorlar araba kullanırken.

S.T: Karşı taraf sana bakarken mi? Mesela yanlış yere park edebilir, öndeki araca çarpabilir değil mi? Oldu mu hiç?

İ.S: Evet oldu. Türkiye de olmadı ama Sırbistan da oldu. Aslında bizde güzel kızlar çok var. Bizim orda sokakta mini etek giymek normal. İşte yine bir gün geziyordum mini elbise vardı üstümde. Sonra bir araba trafik ışıklarına çarptı. Sonra durdu ve gülmeye başladı bende güldüm. Öyle bir trafik kazası oldu.

S.T: Sonra tanıştınız mı o kişiyle?

İ.S: Yok yok yok… Sonra hemen oradan kaçtım.

Saba Tümer: Peki demişsin ki: aldatma bir kereye mahsus bir hataysa affedebilirim?

İvana Sert: Evet bunu dedim. Aslında sadece erkek için konuşmuyorum aynı zamanda kadınlar içinde geçerli bu söylediklerim. Ben kadını da erkeği de eşit görüyorum.

S.T: Yani kadın da aldatabilir erkekte aldatabilir diyorsun öylemi? Ama sadece bir kereye mahsus olmak üzere?

İ.S: Bir kere demiyorum aslında. O sadece farklı bir şey yapmak istersiniz hani farklı bir şey istersiniz anlıyorsunuz. Yani ben çok açık konuşuyorum aslında. Böyle kendi yemek menünü değiştirmiş gibi hava değişimi gibi. Ama tabii ki sürekli değil. Bende asla böyle bir hak vermiyorum ona aslında ama olursa sadece bir gece için bunu kabul edebilirim.

S.T: Peki böyle bir şeyi eşin sana yaparsa sen ne dersin? Sen yaparsan eşin sana ne der?

İ.S: Kavga çıkabilir kesinlikle bir kavga çıkabilir ama sonra kavga düzeltilmeye çalışılır.

S.T: Bizde geçen günlerde aşk doktoru Mehmet Coşkundeniz vardı konuğumuzdu. O da diyor ki: kadının aldatması için duygusal bir şey hissetmesi lazım, erkekler tamam cinsellik için bunu yapıyorlar ama kadınların bir şey hissetmesi lazım. Onun bu söylediğine katılmıyor musun?

İ.S: Bazen kadın aşıkta olabiliyor. Mesela kocası çok çalışıyor. Kadın da ihmal ediliyor boşlukta kalıyor. Sonra o boşluğu doldurmak istiyor. Yani her şey olabilir işte bunun gibi. Ama bir şey diyeceğim, böyle bir yuvayı dağıtmak yani eşini çocuğun var çok kolay ama bir kere olursa ben gözümü kapatabilirim, görmezden gelirim.

Saba Tümer: 2004 yılında beri evlisin. Evliliğinin mutlu gitmesi için ne yaparsın? Demişsin ki: evliliğin mutlu devam etmesi için kesinlikle çocuk olması gerekiyor. Bir de eşim beni hiç bakımsız göremez demişsin. Kadınlar biraz senden tüyo istiyorlar eşlerine daha güzel görünmek için.

İvana Sert: Zaten kadının her zaman kendine bakması gerekiyor yani kadın bakımlı olmalı her zaman. İşte evlendim çocuk yapacağım kilo alacağım sonra o kiloları vermeye çalışacağım, oturacağım bir şey yapmayacağım böyle bir şey yok. Her zaman kendine bakacaksın. Zor, kolay bir şey değil. Ama ben yapmak zorundayım kendime bakmak zorundayım. Sadece kocam için değil, aynı zamanda sizin içinde. Dışarısı içinde. Başkaları size bakıyorsa sizi kıskanıyorsa siz mutlu olursunuz.

Bu bakım içinde sürekli paraya ihtiyaç olmaması gerekiyor. Evde kendileri doğal maskelerde yapabilirler. Ben öyle yapıyorum. Ayda iki defa hamama gidiyorum. Çok seviyorum cilt içinde çok iyi. Aynı zamanda spor yapmak çok önemli. Ben eski profesyonel sporcuyum. Kardio yapıyorum, koşuyorum, kickbox, yoga, plates bütün türlü sporları yapmaya çalışıyorum. Düzgün yemek yemek, düzenli yemekte önemli.

S.T: Peki sen evde nasıl bir kadınsındır?

İ.S: Eşofmanlı bir kadınım aslında. Böyle devamlı seksi iç çamaşırlarıyla gezmiyorum.

S.T: Seni böyle jartiyerli falan bekliyorlar ama…

İ.S: Onlar sadece özel gecelerde… Her gün değil. Zaten evde insanlar var çalışıyorlar. Yapamam.

Saba Tümer: Peki modacı olmasaydın ne olurdun diye soruyorlar?

İvana Sert: Şarkıcı olacaktım.

S.T: Öyle mi? Sesin güzel midir?

İ.S: Ben konservatuarda piyano öğrendim. Konservatuarı bitirdim. Piyano çalışıyorum. Beste yapıyorum. Onun için şarkıcı olurdum.

Benzer Başlıklar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>