Gelinim Biçim Biçim

Prens William ve Kate Middleton’ın düğün merasimini izlerken tabi ki de her kadın kişi gibi ben de gelinliği incelerken düşünceden düşünceye daldım. Önce “Vay be! Ben olsam düğünden sonra gidip tüm sosyal medya hesaplarındaki “about me” kısımlarını PRENSES olarak değiştirirdim” dedim. Sonra “Acaba Prens William Alman çikolatası reklamlarında kovadan süt döken çocuk olabilir mi? Ya da Heidi’nin aşkı Peter? Bu kadar pembe yanakların başka bir açıklaması olamaz” diye düşündüm. Sonra karnıma kramplar girerek törendeki kadınların şapkalarını izledim. Ama o kadar çok güldüm ki sinirlerim bozuldu..

En sonunda da en önemli bölüme geldim ve gelin hanımı incelemeye başladım. Takacak bir kulp bulamadım, her ne kadar Prens William benim eski sevgilimmiş de şimdi alçak Kate onu kapmış, ben de ondan nefret ediyormuşum kadar büyük bir eleştirel bakışla incelemiş olsam da. Cidden inanılmaz zarifti saçından makyajına, mücevkerlerinden yürüyüyüşüne kadar her haliyle, prenses olmak için doğmuş, özenle beslenip büyütülmüş gibi bir hali vardı kadının.

Düşünceden düşünceye atlarken bir anda şahit olduğum diğer düğünler, youtube’da izleyip sandalyeden düştüğüm diğer “hayat birleştirme” seramonileri geldi. Tabii ki de hepsinde gelin başrolde oluyordu. Fakat kraliyet düğünleri olmamaları bariz ortak noktaları olmasının dışında bir çoğunda şöyle saçma bir gözlemim oldu: Bazı kadınlar, hayatlarının en anlamsız ve çirkin görüntüsünü yaratmak için, yanlarındaki adamın kendilerinden vazgeçebileceği son günü seçiyorlar.

Bir kısım kadın var ki hayatları boyunca dekolte giymemiş kadınların gelinliklerinin anlamsızca açık saçık olması. Yanlış anlaşılmasın. Dekolteyi çok severim. Giyeni de sonuna kadar desteklerim ama benim anlamadığım konu şudur: Normalde inanılmaz sade ve bir o kadar da moda anlayışı olmayan kadınların evlenme gazıyla bir su topu kadar büyük göğüslerine rağmen çok düşük yakalı straplez gelinlikler giymeleri ya da etine dolgun olmalarına rağmen göğsü dışındaki her yeri transparan olan modelleri tercih etmeleri hangi motivasyonla açıklanabilir?

Bir kere düğün dediğimiz şey, akşam üstü başlayıp sabaha karşı sonlanan bir işkencedir. O yüzden okkalı bir düğün sonrası gerdek gecesi performansının gerçekçi olmayan bir beklenti olduğunu düşünüyorum. Hem stres, hem “mutlu çift” sürekli birilerini öperken yemeklerine yumulan misafirlerin kendine müslümanlığı yüzünden aç kalma, hem açlığı alkolle bastırma amaçlı tüketilen fazla şampanya ve son olarak da hayat boyu edilen tüm dansların toplamı kadar dans, göbek, halay insanda zaten enerji bırakmazken, tüm bu aktiviteyi üzerinizde rahatlıktan ve güzellikten uzak bir elbiseyle geçirmeyi kendi rızanızla seçmek için cidden mazoşist olmanız lazım.

Bir Gecelik Prenseslik Sendromu

Tüm gelinlerin bir noktadan sonra aklını kaçırıp, kendilerine yakışmamasının yanısıra, bu rahatsız ve acayip görünümlü gelinlikleri tercih etmelerinin sebebi, prenses sendomu diye adlandırdığımız şey. Zaten kadınların çoğu bir gecelik prenseslik için erken yaşta evlenme meraklısı oluyor, sonra da hayatlarının geri kalanını bir adamın kölesi olarak sürdürüyorlar. Neyse işin sosyal boyutuna girmezsek de, Disney prenseslerine özenen kızlarımızın kendilerini düğün pastasından ayrılamaz bir görüntü, ve damatın herhangi bir şekilde kendilerine yaklaşmasına asla izin vermeyecek bir sınırlamaya sokmalarının sebebi, o kadar kabarık tüllerin datellerin, acıyan ayakların, oralarına buralarına batan kaşındıran kumaşların sebebi bu sendrom.

Bir grup da var ki bir düğünün en çok gelinin düğünü olduğunu düşündüğü için o gün her zaman kendisini kısıtlayan ailesi ya da sevgilisinin boyunduruğundan da kurtulmanın gazılya her taraflarını aynı anda açarak, damadın büyük büyük babasının elini öperken ortalışa fırlamış göğüsleri sayesinde adamların bir çukurda olan ayaklarını dışarı çıkartıp amme hizmeti yapıyorlar. Zaten biricik oğullarını aldığı için kendilerinden nefret eden damadın annesinden korkutucu bakışlar almak pahasına da olsa, doğası gereği %99 uzun olan bir elbisede açabilecekleri her yeri açıyorlar. Bu da ne rahat, ne kaliteli, ne de güzel bir görüntüye sebep oluyor.

Evlenmeyi düşünenler için uyarılarım şöyle:

- Gelinliğinizi alırken herhangi bir elbise alırken dikkat ettiğiniz şeylere dikkat ederek alın. Eğer poponuzun büyük olduğunu düşünüyorsanız, nasıl Skinny Jean giymiyorsanız, balık etekli gelinlik de tercih etmemelisiniz.

- Düğününüzde sadece gıcık olduğunuz ve hava atmak istediğiniz komşu kızınız Mualla değil, aynı zamanda hayatınızı birleştirmek üzere olduğunuz adamın ailesinin de olduğunu düşünerek hareket edin, yaşlılar anlayışlı insanlar değillerdir!

- Tüm gece hareket halinde olacağınızı aklınızdan çıkartmayın.

- Damat da insan onu da düşünün, sonra kuyruğuma bastın, duvağımı çektin diye adamı hayata küstürmeyin.

- O kıyahetle çekilecek fotoğrafların ömürlük olduğunu ve bunlara siz öldükten sonra bile torunlarınızın bakacağını aklınızdan çıkarmayın.

Şimdi ufak ufak gidip göğüs dekoltenizi birazcık yukarıya aldırdığınızı görür gibiyim…

Benzer Başlıklar

Gelinim Biçim Biçim için 1 cevap

  1. Rumuz der ki:

    nihaan bebeyim döktürmüşsün gene öperim **

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>